DENEMELERİM

NİHAYET, BEN DE BİR ÖĞRETMENİM!

Bundan yıllar önce okulumdan ayrılırken, babamın sesi hala kulaklarımda:

“Kızım, son bir kez, bak istersen okuluna…”

Okul bir yana, öğrencilerime dahi son kez bakmadan gitmiştim…

Kendimi toplamak için, dağılan yanlarımı onarmak için gitmiştim…

Ağrıyan başımın ağrısını dindirmek için gitmiştim…

Ve bir gün, birisi beni çağırınca okuluna, çağırınca bir tek ders olsun anlatmaya, sevinçle zıpladım havaya. Heyecanla “yaşasın, yeniden öğretmen olacağım,” diye evin içinde koşturmaya…

Nihayet, okulun ilk günü geldi. Heyecandan ismimi söylemeyi bile unuttuğumu bana öğrencilerimin hatırlattığı o ilk gün…İçimdeki heyecanı sorularımın içine gizlemeye çalıştığım o ilk gün…

Ve vize günü bile gelip geçti. Öğrencilerime sınav kağıtlarını dağıtırken ellerimin titrediği, doğru mu saydım diye endişelenip defalarca öğrencileri ve cevap kağıtlarını saydığım o vize günü…

Şimdilerde, final gününe öğrencilerimi en iyi nasıl hazırlasam, onları nasıl çalışmaya teşvik etsem diye düşüncelerden düşüncelere koştururken takvime ilişti gözlerim…

“Yarın 24 Kasım… Yani, Öğretmenler Günü…”

O halde yarın benim günüm… Yarın, benim gibi “yarın ne yemek yapsam” der gibi “önümüzdeki gün çocuklara hangi güzellikleri aktarsam,” “onların kalbine hangi tohumları atsam da dünyada yeniden barış çiçekleri açsa” diye kafasını yoran tüm öğretmenlerin günü…

Yarın, anlaşılamamayı dahi göze alarak hayatını öğrencilerini anlamaya adayanların günü…

Yarın, öğretme çabası içinde olan tüm insanların çabalarının kutlanmayı hak ettiği o gün…

YARIN ÖĞRETMENLER GÜNÜ VE ÇOK ŞÜKÜR Kİ UZUN BİR ARADAN SONRA BEN DE ARTIK BİR ÖĞRETMENİM…

Please follow and like us:

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir