SINAV ESNASINDA ÖĞRENCİLERİN EN ÇOK SORDUĞU SORULAR!

Sevgili öğrenciler! Siz hiç sınav kağıtlarını dağıtırken elleri titreyen bir hoca gördünüz mü? Sınav kağıtlarını beklerken, öyle heyecanlı oluyorsunuz ki, benim titreyen ellerimi gözden kaçırmış olmalısınız. Bu yazının konusu bu değil… Bu yazıda ağız birliği etmişçesine sınav esnasında en fazla sorduğunuz soruları paylaşacağım. İşte geliyor: -Hocam, sorular nasıl? (Zor desem olmaz kolay desem bir türlü… …

DÖNÜŞÜM MUHTEŞEM OLACAK!

Ellerimde öğrencilerimin sınav evrakları  okuluma yürürken düşünüyorum… Bahar dönemi başlıyor. Bu seferki üniversiteye gidişim bir başlangıç değil; aksine bir son. Güz döneminin sonu ve bahar dönemi, benim dersim olmayacak… Ellerimle sımsıkı tuttuğum evraklara, yüreğimde öğrencilere duyduğum sevgi eşlik ederken bölümün olduğu kata asansörle çıkıyorum. Ellerimdeki ağır dosyaları teslim etme arzusuyla öğrencilerime duyduğum hasreti bastırıyorum… “Hele …

NİHAYET, BEN DE BİR ÖĞRETMENİM!

Bundan yıllar önce okulumdan ayrılırken, babamın sesi hala kulaklarımda: “Kızım, son bir kez, bak istersen okuluna…” Okul bir yana, öğrencilerime dahi son kez bakmadan gitmiştim… Kendimi toplamak için, dağılan yanlarımı onarmak için gitmiştim… Ağrıyan başımın ağrısını dindirmek için gitmiştim… Ve bir gün, birisi beni çağırınca okuluna, çağırınca bir tek ders olsun anlatmaya, sevinçle zıpladım havaya. …

NEDEN ÇALIŞMIYORSUN; ÇALIŞSANA!

Üniversiteyi bitirdiğimde, lisans diplomamı elime alıp sevinçle anne babamın yanına koştuğumda gözlerimde geleceğimin umutları saklıydı. Umutluydum; çünkü iyi bir not ortalamam, ALES ve dil puanım vardı. Okul bittikten neredeyse bir kaç ay sonra bir üniversitede araştırma görevlisi olarak mesleğime başladığımda içimde memleketime hizmet edeceğime dair parlayan ümitlerim vardı. Üniversitede çalıştığım bir kaç sene, bana şiddetli …

HAYALLERDEN HİKAYELERE!

“Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.Dante gibi ortasındayız ömrün.” demiş Cahit Sıtkı otuz beş yaş şiirinde…. Oğlumu kucağıma aldığımda tam da otuzbeş yaşındaydım ve yolu yarılamaktan çok, yola yeni başladığımı hissettim ben bu yaşta… Oğlum şimdilerde üç yaşına yaklaştı ve ben de kırk yaşına… Kırklı yaşlarında “emekli olsam mı “ hesabı yapan bir çok kadının …

23 NİSAN KUTLU OLSUN!

“Esracığım,” diyerek söze başladı. “Seninle bir şey konuşmak istiyorum.”  Tam da oğlumun büyüklerimizin arasında mutmain olduğu bir anda bu ne güzel bir talepti. “Lütfen komşum! Şu an öyle müsaidim ki. Anlat; dinliyorum.” Anlattı: Kızının giderek büyüdüğünü ve büyürken annesine hissettirdiklerini… Yapmak istememelerini, sorumluluklarını unutmalarını, annesine karşı çıkmalarını… “Beni dinlemiyor Esracığım,” dedi. “Ama seni dinliyorlar.” Bu …

SEN DAHA DUR!

Üniversite öğrencisiyken… Yeni bir şehir, yeni arkadaşlar ve yepyeni umutlarla dolusun. Amfide veya lisedekinden daha geniş bir sınıftasın. Elinde kitap ve kalemle bir hoca sınıfa girip selam vermiş. Sen de hocanın söylediklerini not tutma hevesiyle kalemine dokunmaktayken hınzır bir gülüşle yan sıradaki bir abla: “Benim bu dersi beşinci alışım. İşin zor senin. Yol yakınken geri …

Başkası yapıyorsa ben de yapabilirim!

Tehlike bir cümledir: “Başkası yapabiliyorsa ben de yapabilirim!” Bir kere “başkası” ibaresi ile başlar… Başkası; benden farklı birisi… Hayatı, inançları, şartları benden illa ki farklı birisi… Farklı olması nedeniyle de yapacaklarının niteliği, niceliği farklı birisi… Cümle, “yapabiliyorsa” ile devam eder… Giyinebiliyorsa, gezebiliyorsa, yiyebiliyorsa… Ya da sabredebiliyorsa, çaba sarf edebiliyorsa, başarıdan başarıya koşabiliyorsa… Bu fiilde saklı …

BİR ANNENİN CEPLERİNDEN TÜM DÜNYAYA

Günlerden bir gün, evinden dışarda bir yerlerde iki yaşındaki oğlu ansızın ağlamaya başlayan bir anne, yavrusunu teselli etme uğruna ellerini ceplerine sokup “acaba ceplerimde ne var,” sorusunu sorar… Cevabını o an için annesinin dahi bilemediği sorunun tılsımıyla ağlamaya küçük bir mola veren çocuk sorar: “Anne, cebinde ne var?” Sorunun evladında uyandırdığı merak ve ümit arası …

SEN ÖNCE İÇİNDEKİ SAVAŞI BİTİR!

Ey nefsim! Sen önce, içindeki savaşı bitir. İşte o zaman, bayramımız hakiki bayram olur… Merhaba ey nefsim! -Tık tık tık! -Kim o? -Benim senin nefsin! Ramazan bitti ya. Tekrar yanına geldim… Doğru ya! Ramazan’da şeytanların bağlanması gibi ben de nefsimin kötü seslerini gücüm yettiğince bağlamış, içimde yanan ateşlerin içine atıvermiştim… Sahurdu, iftardı, yeniden oruçtu derken …