YÜREĞİMİN SESİ

Ne kadar gürültülüymüş bundan önce hayatım. Evde kalınca anladım. İnsanlarla ettiğim muhabbetler, türlü bahanelerle kendimi dışarıya savurmam ne çok yormuş beni. Birileriyle dertleşince, ahbaplık edince, çok yer gezip, çokça alışveriş edince rahatlamazmış meğer insan. Bedeni yorulduğu kadar ruhu da yorulurmuş bu yoğunluk içinde; bilemedim. Sıkıntılardan değil yüreğimizden kaçmışız onca zaman meğer. Ve şimdi virüsten kaçıp …

İĞNE İPLİK

   Dikiş dikmek insana huzur veriyor. Elime kızımın giymediği giysileri alıyorum. Ve de kızımın bebeklerinden birini. Başlıyorum kumaşı kesip bebeğin vücuduna, şekline uygun biçimler vermeye.   İğne ile iplik en yakın arkadaşım oluyor kızımın bebeklerine giysiler dikerken. İpliklerin renkleri birbirine karışıyor, iğneler gözümün önündeyken bir anda ortadan kayboluveriyor. Yüreğimi tatlı bir telaş kaplıyor.    Tam …

AH BU BİZ!!!

    Bazen bir hikâye, bir söz, bir kelime arar insan. Yorulursun beklemekten, sorulardan, “aslında şöyle davransan çok rahat edersin” li cümlelerinden. Yol gösterme ve nasihat etme yerine seni olduğun gibi kabullenmelerini istersin insanlardan.    Sahi bu kadar zor mudur birbirimizi değiştirmeye çalışmamak. Bir an olsun nasihati bir kenara bırakmak.  Yerli yersiz ama sırf içinden geldiği …

VERME YAZGILI

    Kocamın bana verdiği son harçlığı dayanamayıp yetim ve fakir bir talebeye verdim. Bir kez daha cebimde üç kuruş para olmadan yollarda yürüyorum; ama sanki yollar akarsu olmuş, beni bir kayığa koymuş ve suda gezintiye çıkarmışlar. Kendimi öyle hafif öyle rahatlamış hissediyorum.    Telefonumun çalmasıyla hayallerimden uyanıyorum. “Zıırr…” Olamaz, benim adam arıyor. İçine mi doğdu …

KIZIMA MEKTUP

Sevgili kızım. Az önce evimizin bahçesinde oturmuş çiçeklerle sohbet ederken geldi postacı. “Kanada’dan size mektup var,”  dedi sevinçle. O bile biliyordu mektubunu beklediğimi. Mektubun üstünde ismini görür görmez bir sevinç çığlığı attım ve hızla odama geçip mektubunu okumaya başladım. Mektubunda Kanada’nın nasıl bir yer olduğundan ziyade kadın olmanın sandığından daha zor olduğundan, annelik, eşlik, ev …

HASRET

Günlerden Pazartesi. Haftanın ilk ve en sevdiğim günü. “Din dan don!” Zil çalıyor; eşim gelmiş olmalı. Kapıya koştum ve kapıyı açtım; yüreğimi açtım bugünüme, yarınıma…     “Hoş geldin.” Eşimin yüzünde tuhaf bir gülümseme. “Hoş bulduk,” demedi bile. Zorlamıyorum. Az sonra anlatır nasıl olsa…      Eşofmanlarını giyen eşim zoraki gülümseyerek bana geliyor. “Canım gel seninle bir …